İnceleme: Dragon Quest Monsters
Switch'te performans sorunları olan oyun, mobil ve Steam'de çok daha akıcı çalışıyor ve tüm DLC'ler ücretsiz geliyor.
Pınar, mobil oyun pazarını 3 yıldır yakından izliyor. iOS ve Android'deki öne çıkan yapımları, güncellemeleri ve free-to-play trendlerini değerlendiren içerikler üretiyor.
Tüm profili gör
Mobil cihazımda oyunu ilk açtığımda gözlerime inanamadım. iPhone 15 Pro'da hiç kasma olmadan akıyor, görseller tertemiz duruyor. Switch versiyonunda yaşadığım o sinir bozucu performans sorunları yok artık. Oyun gerçekten çok farklı bir deneyim sunuyor bu platformlarda. Aynı oyun olmasına rağmen sanki başka bir yapım oynuyormuşum gibi hissettim.
Dragon Quest Monsters: The Dark Prince aslında ana Dragon Quest serisinin yan dallarından biri. Normal Dragon Quest oyunlarında karakterinle dövüşürsün ama burada işler bambaşka. Canavarları yakalayıp onları büyütüyorsun, sonra senin yerine savaşıyorlar. Bu konsept ilk başta garip gelebilir ama alıştıktan sonra bağımlılık yapıyor. Yüzlerce farklı canavar var ve her birinin kendine özgü yetenekleri mevcut.
Synthesis sistemi kafayı yiyor
Oyunun en derin mekanigi canavarları birleştirme sistemi. İki canavarını alıp birleştiriyorsun, çıkan sonuç bambaşka bir yaratık oluyor. Bu sistem Final Fantasy serisindeki materia sistemini andırıyor ama çok daha karmaşık. Hangi canavarı hangi canavarla birleştireceğin konusunda saatlerce düşünebiliyorsun. Çünkü yanlış karar verirsen güçlü bir canavarını kaybedebiliyorsun.

Ben oyunda bir ejderhayla bir slime'ı birleştirmiştim, çıkan sonuç inanılmaz güçlü bir hibrit canavar olmuştu. Bu yaratık hem büyü kullanabiliyor hem de fiziksel saldırılarda harika performans gösteriyordu. Synthesis yaparken canavarların yetenekleri de karışıyor, yani stratejik düşünmen gerekiyor. Rastgele birleştirme yapsan bile çoğu zaman ilginç sonuçlar çıkıyor.
Mevsimler haritayı değiştiriyor
Oyunun harita sistemi çok akıllıca tasarlanmış. Mevsimler değiştiğinde aynı bölgeler tamamen farklı hale geliyor. Yazın geçemediğin bir nehir kışın donuyor, buzun üzerinden yürüyüp gizli alanları keşfedebiliyorsun. Sonbaharda yapraklar döküldüğünde bazı gizli geçitler ortaya çıkıyor. Bu sistem sayesinde aynı haritayı defalarca gezsen bile her mevsim yeni şeyler bulabiliyorsun.
İlkbaharda bir bölgeye gitmiştim, sadece birkaç canavar vardı. Aynı yeri yazın tekrar ziyaret ettiğimde bambaşka canavarlar çıkmaya başladı. Mevsim değişiklikleri sadece görsel bir efekt değil, oynanışı da doğrudan etkiliyor. Bu sayede tek bir harita sana dört farklı deneyim sunuyor.
Savaş sistemi de oldukça akıcı çalışıyor. Canavarlarına taktik verip otomatik dövüştürebiliyorsun ya da her hamlelerini tek tek kontrol edebiliyorsun. Pokemon oyunlarından farklı olarak burada strateji çok daha önemli. Düşman canavarları kendi ekibine katmak için önce onları zayıflatman, sonra yakalama girişiminde bulunman gerekiyor. Bu süreç bazen çok uzun sürüyor ama sonuçta istediğin canavarı yakaladığında çok tatmin oluyorsun.
Hikaye Dragon Quest IV ile bağlantılı
Oyunun hikayesi Dragon Quest IV'ün yan hikayesi olarak geçiyor. Ana karakterin lanet yüzünden canavarlarla doğrudan dövüşemediği bir prens olması ilginç bir hikaye kurgusu yaratmış. Tabii ben hikayeye çok takılmadım, asıl odağım canavarlarımı geliştirmekti. Hikaye ilerledikçe daha güçlü canavarlarla karşılaşıyorsun ve onları ekibine katma şansın oluyor.

Switch versiyonundaki en büyük sorun performanstı. Oyun sürekli takılıyor, görseller bulanık duruyordu. Mobil versiyonda bu problemlerin hiçbiri yok. iPhone 12'de bile oyun gayet akıcı çalışıyor. iPad Pro'da ise performans mükemmel, büyük ekranda oynamak çok keyifli oluyor. En yüksek grafik ayarlarında bile hiç sorun yaşamadım.
DLC'ler ücretsiz geliyor
Mobil ve Steam versiyonlarının en büyük avantajı tüm DLC içeriklerinin oyunla birlikte gelmesi. Switch'te bu ek içerikler ayrı para istiyordu ve toplamda ciddi bir maliyet oluşturuyordu. Şimdi tek seferde her şeyi alıyorsun. DLC'lerde yeni zindanlar, nadir canavarlar ve oyunu hızlandıran özel eşyalar var. Özellikle canavar yakalama oranını artıran eşyalar çok işe yarıyor.
Tek hayal kırıklığım kontrolcü desteğinin olmaması. Altı farklı kontrolcü denedim, hiçbiri tanınmadı. Bu kadar büyük bir oyunu dokunmatik kontrollerle oynamak bazen zorlaşabiliyor. Ama dokunmatik arayüz şaşırtıcı derecede iyi tasarlanmış. Sol tarafta sanal joystick var, sağ tarafta da aksiyon tuşları. Küçük ekranlı telefonlarda tuşlar biraz sıkışık kalıyor ama iPad'de hiç problem yok.
Cloud save özelliği sayesinde oyunu bir cihazda bırakıp başka bir cihazdan devam edebiliyorsun. Ben evde iPad'de oynuyorum, dışarıda telefonda devam ediyorum. Kayıt dosyası otomatik olarak senkronize oluyor. Steam Deck'te de oyunu test ettim, 60 FPS'de gayet akıcı çalışıyor. PC versiyonunda daha detaylı grafik ayarları var, kenar yumuşatma ve kare hızı limiti gibi opsiyonları değiştirebiliyorsun.
Dragon Quest Monsters: The Dark Prince mobil platformlarda gerçekten başarılı bir port olmuş. Switch versiyonundaki tüm sorunlar çözülmüş, üstüne tüm DLC'ler hediye gelmiş. Canavar toplama ve yetiştirme oyunlarını seviyorsan mutlaka denemen gereken bir yapım. Online çok oyunculu modu yok ama tek başına bile yüzlerce saat oynayabilirsin.
Dragon Quest Monsters sayfasını ziyaret edin. Güncel haberlere, incelemelere ve rehberlere göz atın, topluluk tartışmalarına katılın.
İlgili Yazılar
İnceleme: Marathon
Highguard İncelemesi: Potansiyeli Yüksek Ama Yarım Kalmış
Styx: Blades of Greed İncelemesi
İnceleme: Creature Kitchen
İnceleme: Romeo Is A Dead Man
Yorum yapmak için giriş yap